— oyun, kansız bir savaştır
Pleb
Games
Piksel piksel inşa edilmiş krallıklar, kodla dövülmüş kılıçlar. Halkın oyun loncasına hoş geldin, yolcu — burada her köylü bir kahramandır.
— piksellerle yıldızlara
Dövülmüş Diyarlar
Her oyun, aylar süren bir ustalığın ürünüdür. Usta kalfalar tarafından dövülmüş, sayısız test ruhu tarafından denenmiştir.
Karanlık Kale
Kaybedilmiş bir krallığın son koridorlarında dolaş. Her ölüm yeni bir hikaye, her meşale yeni bir umut.
Sefer: Altın Yol
İmparatorluğun çökmüş yollarında dostlarınla birlikte at sür. Haritayı sen çiz, efsaneleri sen yaz.
Taht Oyunu
Beş hanedan, bir taht. İttifaklar kur, ihanetler planla, tarihin tozunu tut.
Sessiz Orman
Fenerin yanık kaldıkça yaşarsın. Bu ormanda güneş doğmaz, yalnız korku mevsim değiştirir.
Meyhane Geceleri
Zar at, yalan söyle, dostlarını kandır. Orta çağın en eski sanatı: içerek kumar oynamak.
Ejderha Avcısı
Dört avcı, bir ejderha. Silahını dövüş, zırhını yama, ve yüz kez öl — yüz birinde belki başarırsın.
Loncanın Destanı
Bir zamanlar, büyük oyun sarayları yalnızca soyluların kapısını çalardı. Yüksek prodüksiyonlar, yüksek fiyatlar, yüksek kibirler. Biz, avam halkın evlatları, bunun böyle olmasının zorunlu olmadığına inandık.
Pleb Games, bir meyhane masasında kurulmuş bir lonca. Kalfalarımız bir zamanlar kale duvarlarının önünde bekleyen çıraklardı; şimdi ise kendi atölyelerinde, kendi kılıçlarını döven ustalar. Oyun yapmak bir ayrıcalık değil, bir el sanatıdır.
Biz zırhları süslü, cepleri boş oyunlar yapmayız. Dikkatle dövülmüş, özenle bilenmiş, adaletle fiyatlandırılmış eserler yaparız — halkın cebi kadar, halkın yüreği kadar büyük oyunlar.
Kervanın
Ön Saflarında Ol
Yeni eserler dövüldüğünde ilk duyan, beta kapılarında ilk bekleyen, indirimli atölye eşyalarından ilk nasiplenen sen ol.